Aspirin’in hikayesi, Neler için kullanılır? Yararları ve zararları

aspirin

Aspirin, keşfedildiği günden bu yana tıp dünyasında şaşkınlık yaratıyor. Her geçen gün yeni bir hastalığa iyi geldiği belirlenen 108 yıllık Aspirin’in gerçek öyküsü daha eski: Aspirin, tam 3 bin 500 yıl önceye kadar gidiyor.

Bayer ilaç firması mide rahatsızlığına neden olmayan bir salisilik asit türevi yapması için 1895 yılında kimyacı F. Hoffman ve A. Eichengrün’ü görevlendirmiştir. Kimyager Hoffman, 1897’de asetilsalisilik asit adlı, salisilik asit türevini sentezlemiştir.

Aspirinin hastalıkları önlemedeki rolü 50 yıl boyunca anlaşılamamıştır. 1950’de Amerikalı pratisyen Dr. Craven, 6 yıl boyunca günlük aspirin alan 8000 erkek hastanın hiçbirinin kalp krizi geçirmediğini fark ederek hastalarına kalp krizi riskini azaltmak için günlük aspirin önermiştir (ancak FDA aspirinin bu amaçlı kullanımını 1988’e kadar onaylamamıştır). 1970’te Sir John Vane ve ark. Ağrı kesici etkisini göstererek Nobel ödülü almışlardır.

Tıp tarihçileri 1897 yılını Aspirin’in doğum yılı olarak gösteriyor ancak, insanlık tarihinin en iyi bilinen ilacının coşkulu öyküsü 3 bin 500 yıl önce başladı. Yazılı kayıtlara göre M.Ö. 2’nci yüzyılda romatizma ve sırt ağrısı için kurutulmuş mersin ağacı yapraklarından enfüzyon yapılması tavsiye ediliyordu. Bin yıl sonra tıbbın babası Hipokrat ateş ve ağrı için reçetesine söğüt ağacı kabuğundan ekstre edilen suyu yazdı. Bu, suda bulunan ve ağrıyı hafifleten madde salisilik asitti. Orta çağda doktorlar Hipokrat’ın bu tedavisini unuttu ancak halk söğüdü seviyordu. Bitkilere meraklı otacı kadınlar, söğütlerin kabuklarını toplar, kaynatır, ağrı ve ateşten şikayeti olanlara verirlerdi.

 

MELON ŞAPKALI KİMYAGER

Suskun dönem, 1763’e kadar sürdü. Bu tarihten sonra söğütten elde edilen salisilik asit etkin maddeli ilaçlar yazıldı hastalara. Ancak tadı acı, yan etkileri ağırdı. Ağrılara iyi geliyor ancak kokusu ve yan etkileri daha da hasta ediyordu.

Bu dertten mustarip biri de Bayer’de çalışan bilim adamı Dr. Felix Hoffmann’in babasıydı. Romatoid artrit (eklemlerin iç yüzlerini etkileyen iltihabi bir hastalık) yüzünden salisilik asitli ilaçlar kullanan baba Hoffmann yatalak olmuştu. Dr. Hoffmann, tıp tarihinin en büyük buluşunu, babasının acılarını dindirmek için yaptı; salisilik asiti, asetilsalisilik asite (ASA) çevirdi. Bayer, iki yıl sonra 20’nci yüzyılın evrensel iksiri olarak adlandırılacak Aspirin’i üretmeye başladı. Aspirin yoksulların satın alacağı kadar ucuz ve kolay bulunan bir ilaç oldu. İnsanları grip salgınlarından korudu. Ağrı kesici deyince akla Aspirin geldi.

Harika ilaç, 1971’e kadar bir sır olarak kaldı. Aspirin’i herkes biliyor ama kimse anlamıyordu; vücuda etkisi hiç bilinmiyordu. Aspirin’in ağrıyı nasıl etkilediğini Prof. John R. Vane buldu. Bu Vane’e Nobel Ödülü ile Sir unvanı kazandırdı.

Dr. Felix Hoffmann
Dr. Felix Hoffmann

Tıp bilimi doğal iyileşme sürecini desteklemek ve hastanın ağrısını gidermek için tedavi uygulamaktan oluşmaktaydı. Ateşi düşürmek, iltihabı iyileştirmek ve ağrıyı azaltmak ya da ortadan kaldırmak için prostaglandinlerin üretimini önlemek gerekiyordu.

Aspirin’in yaptığı tam da buydu işte. Bu bulgu, Aspirin üzerine yapılan araştırmaları tetikledi. Bugün yılda 500 Aspirin araştırması yayınlanıyor. Araştırmalar ağrıya ve soğuk algınlığına iyi geldiği bilinen ilacın her geçen gün başka bir etkisini ortaya çıkarıyor.

ASPİRİN’İN YOL HARİTASI ÇİZİLDİ

İngiliz bilimadamı Dr. Derek Gilroy da 24 yıl sonra Aspirin’in başka bir etki mekanizmasını ortaya koydu. Bayer’in düzenlediği ‘Uluslararası Aspirin Ödülü’nü bu yıl alan İngiliz bilim insanı Dr. Gilroy, ilacın etkin maddesi asetilasilik asidin (ASA), enflamasyonu (ateş, ağrı, şişlik ve kızarıklık) nasıl engellediğini açıklayarak aldı. Gilroy, Aspirin’in nitrik oksidin (NO) üretimini uyararak enflamasyonları engellediğini buldu. Böylece 108 yaşındaki ASA’nın bugüne dek çok iyi bilinmeyen biyolojik etkisini açıklayan Gilroy’un bulgularının, ASA’nın diğer endikasyonlarının bulunmasına hız kazandıracağı bekleniyor. Bilim çevreleri, buluşu 108 yıl sonra ASA’nın çok sayıdaki biyolojik aktivitelerinin sadece bazılarının incelenmiş olduğunu gösterdiğini belirtiyor ve Aspirin’in yol haritasının çizildiğini söylüyor.

Mucizevi küçük beyaz ilaç

Halk arasında ‘Her derde deva’ olarak bilinen Aspirin etkileri:

Aspirin’in etkin maddesi ASA, soğuk algınlığı ağrılarını hafifletiyor, ateşi düşürüyor.

Yüksek risk altındaki erkek ve kadınlarda kalp-damar hastalıklarından korunması için günde 75-120 mg ASA kullanmaları öneriliyor. ABD’de 10 yaşından büyük çocuklara koruma amaçlı günde 75 mg Aspirin veriliyor.

Kadınların yüzde 80’inden fazlasında görülen, tekrarlayan gerilim tipi baş ağrılarını ASA’nın hızlı ve emniyetli bir şekilde hafifletiyor.

Baş, diş, mafsal ağrıları, iltihaplanma, enfarktüs gibi birçok hastalığa karşı kullanılan ‘süper hap’ın her gün düşük dozda alındığında kanı sulandırarak, pıhtılaşmayı önlediği ve bu nedenle kalp krizi riskini azalttığı kesinlik biliniyor.

Beyin kanaması geçiren kişilerin iki hafta boyunca Aspirin almalarının da fayda sağladığı açıklandı.

Yapılan araştırmalarda Aspirin’in bağırsak kanseri, hatta akciğer kanseri tehlikesini de büyük ölçüde azalttığı ortaya çıktı.

Tüm bunlara rağmen bilimadamları, doktor kontrolü dışında sürekli ve fazla miktarda Aspirin alınmaması gerektiğine dikkat çekiyorlar. Doktorlar, fazla miktarda ve uzun süre alınan Aspirin’in, bazı kişilerde mide ve bağırsak kanamasına yol açabileceğini, gençlerde beyin ve karaciğerde tahribata sebep olabileceğini dile getirerek, alerjik yan etkilerinin ortaya çıkabileceğini söylüyorlar.

Aspirin’in koruyucu dozu tartışması

Aspirin’i nasıl almalıyız, her gün mü, yoksa gün aşırı mı? Ya miktarı ne kadar olmalı? Bugünlerde iki günde bir alınan ‘81 miligramlık’ Aspirin’in kalp ve damar hastalıklarından korunmanın en iyi yolu olduğu konuşuluyor. Ancak doktorlar gün aşırı kullanıma sıcak bakmıyor.

Aspirinin içeriği

Aspirin asetilsalisilik asit etken maddesini içerir. Kullanımda olan ticari formlarda asetilsalisilik asit etken maddesinin yanı sıra etken maddenin ilaç formuna gelmesini sağlamak için yardımcı maddeler de bulunur.

 

Aspirin ne işe yarar?

Aspirin yüksek dozlarda (300 mg ve üzeri) ağrı kesici, ateş düşürücü ve antienflamatuar (yangı giderici) özellik gösterir. Kısa süreli olarak baş ve diş ağrısı gibi genel ağrı tedavisinde, ateş düşürmede ve yangı giderici olarak kullanılır. Uzun süreli düşük dozlarda (75 mg) kan sulandırmak için kullanılır.

Bu özelliği sayesinde kan pıhtılaşmasının bir risk olduğu kalp krizi, anjina, felç, iskemik atak, periferik arter hastalığı, koroner arter by-pass ameliyatı, kalp ve damarlarla ilgili diğer operasyonlar sonrasında kullanılır.

Koroner damar hastalığı bulunan ve aspirin kullanmasına mani bir durumu olmayan tüm hastalar için aspirin yararlıdır. Günde 75-100 mg doz bu amaç için yeterlidir; daha yüksek dozlarda kanama riski artmaktadır. Bilinen kalp hastalığı olmayanlarda aspirin kullanma kararını hekimleri vermelidir.

 

Aspirin nasıl kullanılmalı?

  • Aspirin kan sulandırıcı özelliği nedeniyle mutlaka doktor tavsiyesi ile kullanılmalıdır. Reçete edilenden daha fazla ya da daha az dozda kullanılmamalıdır.
  • Aspirin kullanımı sırasında mideniz rahatsız olursa gıda ile almanız tavsiye edilir.
  • Aspirin tabletleri ezilmemeli, çiğnenmemeli, kırılmamalıdır.
  • Bazı aspirin formları özellikle bağırsakta çözünmesi için özel bir formda üretilmiştir. Bu nedenle tablete herhangi zarar vermeden sadece su ile yutmanız gerekmektedir.
  • Yakın zamanda herhangi bir ameliyata girecekseniz aspirin kullandığınız konusunda mutlaka doktorunuzu bilgilendirmeniz gerekir. Doktorunuz hastalığınızın ve operasyonunuzun durumuna göre aspirin tedavinize bir süre ara verebilir.
  • İlacınızı oda sıcaklığında nemden uzak bir şekilde saklamanız tavsiye edilir.

Aspirin ve ağrı tedavisi

Aspirin ağrı kesici ve yangı giderici özellik gösterir. Vücudumuzda yangıya (enflamasyon) neden olan prostaglandinler adı verilen çeşitli moleküller bulunur. Ağrı oluşumunda ve yangı oluşumunda görev alan bu moleküllerin üretilmesi aspirin tarafından engellenir. Bu etki aspirin dozu 300 mg’ın üzerinde olduğu zaman ortaya çıkar.

 

Aspirinin Korona Virüse Faydası

Dünyanın önde gelen bilim insanlarından oluşan RECOVERY isimli girişim Covid-19’un potansiyel çözümü olarak gündelik hayatta kamuoyunun yakından bildiği aspirin isimli ilacın etkili olabileceğini öne sürdü.

Bilim insanları kanı sulandıran ve ağırlıklı olarak baş ağrısı ve halsizliğe karşı tercih edilen aspirinin pıhtılaşmayı engelleyen özelliğinin corona virüsü hastalığına yakalananları iyileştirebileceğini öne sürdü. Araştırmayı yürüten bilim insanı Peter Horby, “Aspirinin etkili olacağına dair net bir yaklaşım mevcut. Üstelik aspirin güvenli, pahalı değil ve yaygın” ifadesini kullandı.

PIHTILARI ENGELLEYEBİLİR

Aspirinin corona virüsü hastalarında işe yarayabileceğini söyleyen uzmanlar, aspirinin tedavi sürecinde kullanılmasının Covid-19 hastalarında oluşabilecek pıhtıları engelleyebileceğini dile getirdi.

Bilim insanları aspirinin Covid-19 hastaları üzerindeki etkisini incelemek üzere bir araştırma yaptıkları belirtildi. Araştırmaya katılan 2000 gönüllü günde 150 miligram aspirin alacak ve bu süreçte sağlık durumlarında yaşadıkları değişiklikler gözlemlenecek.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hızlı yorum için giriş yapın.

Kayıt Ol

Zaten üye misiniz? Giriş Yap

Giriş Yap

Henüz üyeliğiniz yok mu? Kayıt Ol

close

Bültenimize Abone Olun

Merak etmeyin. Size spam yollamıyacagız!